24 Nisan 2012 Salı
12 Nisan 2012 Perşembe
4 Nisan 2012 Çarşamba
Digital Natürmortlar
19 Mart 2012 Pazartesi
17 Mart 2012 Cumartesi
Sanatçı: Allison Cortson'un tozlu resimleri
Sanatçı Allison Cortson, resimlerinde, evlerden vakumlanarak poşetlere biriktirilen tozları kullanıyor.
Sanat tarihi incelenecek olursa epeyce farklı malzemelerle sanat eserleri oluşturma çabalarına her dönemde rastlanır.
''Toz, vücudumuzun ve nesnelerin çürüyen parçacıkları halinde kendi varlığının ve dejenerasyonun bir kalıntısı olarak evlerimizde bulunmaktadır. Yaşam toz, akrilik ve yağlı boya ile birleşince gerçekçi bir şekilde tuvale aktarılmış oluyor''gibi bir yorumu olmuş sanatçının.


Sanat tarihi incelenecek olursa epeyce farklı malzemelerle sanat eserleri oluşturma çabalarına her dönemde rastlanır.
''Toz, vücudumuzun ve nesnelerin çürüyen parçacıkları halinde kendi varlığının ve dejenerasyonun bir kalıntısı olarak evlerimizde bulunmaktadır. Yaşam toz, akrilik ve yağlı boya ile birleşince gerçekçi bir şekilde tuvale aktarılmış oluyor''gibi bir yorumu olmuş sanatçının.



13 Mart 2012 Salı
İyiyim diye yalan söylüyorum, bağışla!
Bir dost tarafından merak edilmişim.
''Nasılsın? Uzun zamandır yazmıyorsun, bir sorun mu var diye merak ediyorum..''
İşte böyle bir şeyler yazmış yorum olarak.. Sonra da bunu paylaşma demiş. ''bir dost'' olarak paylaşıyorum yine de.. Yoksa nasıl cevaplarım..
''İyiyim'' diyerek her gün defalarca söylemek zorunda olduğumuz bir yalanı yineleyeyim; İyiyim ama nasıl iyilikse..
Keyfim yok, mutsuzum.. Dünya fazla kirletilmiş.. Çok fazla acı barındırıyor.. Çok fazla kötülük kol geziyor etrafta. Adalet yerlerde sürünüyor. Güçlü olan eziyor. Bazı insanların dünyaya geliş nedeni diğer canlılara eziyet etmek onları mutsuz kılmak olmalı.. Düşündükçe işin içinden çıkamıyorum. Kin ve nefret duyguları en korktuğum duygular olsa da içimde hissediyorum sıklıkla, ödüm kopuyor, insani yönüm paniklerde.. Bencillik sıradan insan davranışı olmuş. Sevgi, saygı, dostluk, dürüstlük sözcükleri anlamını yitirmiş. ..
Daha fazla uzatmak yersiz, elim varmıyor yazmak için.. İşte böyleyim beni merak eden sevgili dost. Sen ve senin gibiler iyi olun..Sizi kırmalarına, incitmelerine izin vermeyin diyeceğim ama en çok incinenler de sizin gibi duyarlı yürekler..
''Nasılsın? Uzun zamandır yazmıyorsun, bir sorun mu var diye merak ediyorum..''
İşte böyle bir şeyler yazmış yorum olarak.. Sonra da bunu paylaşma demiş. ''bir dost'' olarak paylaşıyorum yine de.. Yoksa nasıl cevaplarım..
''İyiyim'' diyerek her gün defalarca söylemek zorunda olduğumuz bir yalanı yineleyeyim; İyiyim ama nasıl iyilikse..
Keyfim yok, mutsuzum.. Dünya fazla kirletilmiş.. Çok fazla acı barındırıyor.. Çok fazla kötülük kol geziyor etrafta. Adalet yerlerde sürünüyor. Güçlü olan eziyor. Bazı insanların dünyaya geliş nedeni diğer canlılara eziyet etmek onları mutsuz kılmak olmalı.. Düşündükçe işin içinden çıkamıyorum. Kin ve nefret duyguları en korktuğum duygular olsa da içimde hissediyorum sıklıkla, ödüm kopuyor, insani yönüm paniklerde.. Bencillik sıradan insan davranışı olmuş. Sevgi, saygı, dostluk, dürüstlük sözcükleri anlamını yitirmiş. ..
Daha fazla uzatmak yersiz, elim varmıyor yazmak için.. İşte böyleyim beni merak eden sevgili dost. Sen ve senin gibiler iyi olun..Sizi kırmalarına, incitmelerine izin vermeyin diyeceğim ama en çok incinenler de sizin gibi duyarlı yürekler..
27 Şubat 2012 Pazartesi
Victor'u kaybedeli bir yıl oldu!
Anadolu Dervişi Victor Ananias
Victor’u tanımak için bu sayfayı görün.
http://www.bugday.org/portal/index.php
O’nu tv’de bir belgeselde görmüştüm ilk kez. Kaz Dağları’nda küçük bir köyde toprak ve doğa adamı olarak yaşayan biriydi. Sıradan toprak insanlarından ayrılan yönü ise hiç tanımadığı insanların hayatlarına çabaları ile katkıda bulunmasıydı. Çevresiyle bütünleşmesine, doğaya ve insanlara verdiği değerin göstergesi olan yaşam tarzına hayran kalmıştım.
Victor Ananias’tan söz ediyorum. Belki adını duyan vardır ama yaptığı işleri bilen var mı ? Ya bu Anadolu'nun alçak gönüllü dervişinin artık aramızda olmadığını bilen var mı? Televizyon kanallarında ana haber bültenlerinde , hele hele magazin ağırlıklı programlarda söz edilmediğine göre, olduğunu sanmıyorum. Ben de bugün bir gazetenin hafta sonu ekinde tarımla ilgili sayfasında okudum ve çok üzüldüm..
Türkiye'de yaşarken, zaman zaman dünyayı dolaşıyor, köyüne dönüp nasıl daha yaşanılası bir dünya oluşturabileceğimiz konusunda kafa yoruyor ve insanlara yol gösteriyordu bu genç adam.
Genetiği bozulmuş gıdalara karşı uzun yıllar mücadele etmiş. Yıllardır çıkarttığı Buğday dergisiyle, yaptığı aktivitelerle ve çeşitli dernek oluşumlarıyla organik tarımın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışmış. Organik tarımı bıkıp usanmadan üretene, tüketene anlatmış. Organik ürünlerin insanlara ulaşması için gece gündüz çalışmış.
Yaşamını araştırınca şu satırlar çıktı karşıma:
''O bir Dünya vatandaşıydı
Ege'nin küçük bir köyünde erdemli bir yaşamın peşine düştü. Hayatını bu ideali yaymaya adadı. İlk mesleği aşçılık oldu. Yemekteki izlerin peşine düşerek dünyayı dolaştı. Ama ayakları onu hep Anadolu'ya götürdü. Ege'nin yeşil ve verimli toprakları Victor Ananias'a farklı bir sır fısıldıyordu. Victor bu sırrın peşinde koştu. Nereye giderse gitsin Anadolu'ya geri dönüyordu.
Hayatı boyunca organik tarımın insanlara ve topluma faydalarını anlattı. Çalışmaları, Buğday Derneği ile sınırlı kalmadı. Çok çeşitli dernekler kurarak tüketiciye organik ürünleri sundu.''
Victor gibi insanlar bu dünya için çok lazım. Ne yazık ki onu çok erken kaybettik. Toprak ve gönül insanı Victor, huzur içinde uyu!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



























