İnsanoğlunun acımasızlığı sınır tanımıyor. Tekirdağ Sokak Hayvanları Barınağı'nda paslı aletlerle ve son derece uygunsuz koşullarda yapılan kısırlaştırma ameliyatları sonucu enfeksiyon kapan zavallı hayvanlar acılar içinde kıvranarak ölüyorlar. Bu durumun başka illerde de olduğu anlatıldı tv haberlerinde. Kendilerini savunamayan bu hayvanlara bunca acı çektirip böyle bir son hazırlamak nasıl bir insanlık ayıbıdır? Aldığınız eğitim, kazandığınız para zehir zıkkım olsun. Buna meydan veren tüm sorumlulara da lanet olsun.
10 Aralık 2010 Cuma
28 Kasım 2010 Pazar
Kaddafi'den Erdoğan'a Ödül
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 3. AB-Afrika Zirvesi'ne onur konuğu olarak katılmak üzere dün Libya'ya gitti. Erdoğan burada ''Kaddafi İnsan Hakları Ödülü"nü de alacak. Zirvenin de onur konuğuymuş.
Nasıl da yakışmışlar
Bu akşam(29 Kasım akşamı) Kaddafi İnsan Hakları Ödülü Uluslararası Komitesi Başkanı ve Cezayir Eski Cumhurbaşkanı Ahmed Ben Bela ve diğer davetlilerin de katılımıyla bir tören düzenlenecek.
Darbeci bir diktatörden İnsan Hakları Ödülü almak ne kadar onur verici değil mi? Daha önce de Erbakan'ın Libya maceraları olmuştu. Kaddafi tarafından azarlanma onuruna erişmişti Erbakan. Türk ulusu olarak bunları gördük biz. Ne var ki balık hafızalıyız. Ne diyelim, hak ettiğimiz yöneticileri buluyoruz işte..
Nasıl da yakışmışlar
Bu akşam(29 Kasım akşamı) Kaddafi İnsan Hakları Ödülü Uluslararası Komitesi Başkanı ve Cezayir Eski Cumhurbaşkanı Ahmed Ben Bela ve diğer davetlilerin de katılımıyla bir tören düzenlenecek.
Darbeci bir diktatörden İnsan Hakları Ödülü almak ne kadar onur verici değil mi? Daha önce de Erbakan'ın Libya maceraları olmuştu. Kaddafi tarafından azarlanma onuruna erişmişti Erbakan. Türk ulusu olarak bunları gördük biz. Ne var ki balık hafızalıyız. Ne diyelim, hak ettiğimiz yöneticileri buluyoruz işte..
13 Kasım 2010 Cumartesi
Montaigne' den Seçmeler
Bence insan ne oldugunu bilmekte dikkatli olmalı;iyi tarafınıda kötü tarafınıda aynı titizlikle ortaya çıkarmalıdır.
Kendini olduğundan az göstermek,tevazu değil, budalalıktır; kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır.Kendini olduğundan fazla göstermek de, çok defa gurudan degil budalalıktandır.
Bence bu kendini beğenme illetinin esası, kendindan pek fazla hoşlanmak,kendi kendine hayasızca aşık olmaktır.Bunun en iyi devası kendinden söz etmeyi yasaklayan ve böylece bizi kendimiz üzerinde düşünmekten büsbütün alıkoyanların dediklerinin tam tersini yapmaktır.
Gurur insanın düşüncesindedir; söze dökülen onun pek küçük bir parçasıdır.
Bu adamlar öyle sanıyorlar ki insanın kendi üzerinde durması,kendinden hoşlanması,hep kendisiyle uğraşması kendine fazla düşkün olması demektir. Oysaki aşırı benciller, kendilerini pek üstün körü bilenler, kendilerinden önce işlerine bakanlardır. Onlara göre kendi kendisiyle baş başa kalmak, sırt üstü yatıp vakit öldürmektir. Ruhunu zenginleştirmeye, kendini adam etmeye çalışmak boş hayaller kurmaktır. Sanki kendimiz bizden ayrı, bize yabancı birisiymişiz gibi.
Kendinden aşağıya bakıpta kendi kafasına hayran olan adam, kendinden yukarıya, geçmiş yüzyıllara gözlerini kaldırsın; o zaman yüzlerce devin ayakları altında kalacak ve burnu kırılacaktır.
İnsan kendindeki eksik ve cılız değerleri, üstelik insan hayatının hiçliğini hesaba katarak düşünecek olursa, hiçbir değeriyle övünmeye kalkışmaz.
9 Kasım 2010 Salı
12 Ekim 2010 Salı
Lanet Olsun Size !
İnsana ya da hayvana yapılmış, farketmez. İşkencecinin hedefi hangi canlı olursa olsun, yapanlara lanet olsun!
İZMİR Bornova'da, 4 üniversitelinin , bir büfecinin baktığı sokak kedisini tekmeleyerek öldürmesi, güvenlik kamerasınca kaydedilmiş , hayvanseverler olaya büyük tepki göstermişler.
Bir de köpekleri varmış bu canavarların. Böylesine şiddete eğilimli pislikler o zavallı köpeği de dövüştürüyorlardır.
Allah belanızı versin! Başka sözüm yok.
3 Ekim 2010 Pazar
Bu Acımasızlık Niye?
İnsanlar neden sırf önyargılarına dayanarak acımasızca başkalarını eleştirip incitirler?
Tanımadıkları, yaşantısını bilmedikleri kişiler hakkında ''ben sezgilerime güvenirim ve hiç yanılmam, galiba sen şöyle birisin'' tarzında bir söz işittim bu gün. Kendi içinde bile, çelişkili, tutarsız bir söz. Hiç yanılmazmış ama galiba diye de ekliyor. Bu söz benim yıllardır tanıdığım, insanlığına da dürüstlüğüne de söz söylenmemesi gereken birine sarfedildi. Olayın ayrıntılarını anlatmadan anlamanız olanaksız ama konunun özü bu.;
Bir etkinlikte birbirleri ile ilk kez karşılaşmış insanlardan biri, benim tanıdığım, gerçekten üstün özelliklere sahip, kültürlü ve özverili arkadaşımı eleştiriyor, bunu yaparken de sezgilerine dayalı olarak bu teşhisi koyduğunu söylüyordu. Ama o çok güvendiği sezgileri, durumun onun algıladığı gibi olmadığını gösteremeyen beş para etmez sezgilerdi. Arkadaşım her zamanki olgunluğu ile ama incinmiş olarak ona yanıldığını, hiç tanımadığı insanlar hakkında önyargılı olmanın yanlışlığını söyledi. Diğeri hala ''ben yanılmam, öyle hissediyorum'' diyordu.
Be öküz kadın, hangi verilere dayanarak, tanımadığın insanlar hakkında fikir yürütüyorsun? '' Ben öyle olduğunu hissettim'' demekle olur mu? Sen kim oluyorsun da sırf hislerine göre bilir kişilik yapıyorsun? Bana öyle geldi ki, çağdaş görünümlü arkadaşımı kendi ölçütlerine göre değerlendirip böylesine basit bir düşünce tarzı ile üzmeye çalışıyordu çok bilmiş türbanlı kadın. Her türban takanın böyle düşündüğünü ve yaptığını söyleyemem ama bu kadın gibiler de var maalesef.
.
Tanımadıkları, yaşantısını bilmedikleri kişiler hakkında ''ben sezgilerime güvenirim ve hiç yanılmam, galiba sen şöyle birisin'' tarzında bir söz işittim bu gün. Kendi içinde bile, çelişkili, tutarsız bir söz. Hiç yanılmazmış ama galiba diye de ekliyor. Bu söz benim yıllardır tanıdığım, insanlığına da dürüstlüğüne de söz söylenmemesi gereken birine sarfedildi. Olayın ayrıntılarını anlatmadan anlamanız olanaksız ama konunun özü bu.;
Bir etkinlikte birbirleri ile ilk kez karşılaşmış insanlardan biri, benim tanıdığım, gerçekten üstün özelliklere sahip, kültürlü ve özverili arkadaşımı eleştiriyor, bunu yaparken de sezgilerine dayalı olarak bu teşhisi koyduğunu söylüyordu. Ama o çok güvendiği sezgileri, durumun onun algıladığı gibi olmadığını gösteremeyen beş para etmez sezgilerdi. Arkadaşım her zamanki olgunluğu ile ama incinmiş olarak ona yanıldığını, hiç tanımadığı insanlar hakkında önyargılı olmanın yanlışlığını söyledi. Diğeri hala ''ben yanılmam, öyle hissediyorum'' diyordu.
Be öküz kadın, hangi verilere dayanarak, tanımadığın insanlar hakkında fikir yürütüyorsun? '' Ben öyle olduğunu hissettim'' demekle olur mu? Sen kim oluyorsun da sırf hislerine göre bilir kişilik yapıyorsun? Bana öyle geldi ki, çağdaş görünümlü arkadaşımı kendi ölçütlerine göre değerlendirip böylesine basit bir düşünce tarzı ile üzmeye çalışıyordu çok bilmiş türbanlı kadın. Her türban takanın böyle düşündüğünü ve yaptığını söyleyemem ama bu kadın gibiler de var maalesef.
.
2 Ekim 2010 Cumartesi
Dünya Yalnız Biz İnsanlara Ait Değil!
''Hayvanları Koruma Yasası olarak bilinen 5199 sayılı kanunun, acilen değişmesini istiyoruz. Hayvana yapılan şiddetin, işkencenin, idari para cezası karşılığı geçiştirilmesini istemiyoruz! Hayvanlara karşı işlenen tüm haksız fiillerin, "ceza hukuku kapsamına alınmasını", şiddet uygulayan suçluların, mahkemelerde yargılanarak gerekli cezaları almalarını istiyoruz.
Toplumdaki en zayıf halkaya yönelttiğimiz şiddet, aslında hepimize yöneltilmiştir.
Gözlerimizi kapayarak, "Önce insan hakları" diyerek bu sorumluluğumuzu üzerimizden atamayız. Çünkü hayvana işkence, aynı zamanda bir insan hakları ve etik sorunudur.
Soruyoruz: Onların hakkını savunacak mekanizmalar çalışmadığı sürece, Türkiye uygarlık düzeyine
ulaşabilecek mi?''
Bu paragraflar Haytap Hayvan Hakları Federasyonu Web sayfasından alıntıdır. Başka söze gerek var mı?
Toplumdaki en zayıf halkaya yönelttiğimiz şiddet, aslında hepimize yöneltilmiştir.
Gözlerimizi kapayarak, "Önce insan hakları" diyerek bu sorumluluğumuzu üzerimizden atamayız. Çünkü hayvana işkence, aynı zamanda bir insan hakları ve etik sorunudur.
Soruyoruz: Onların hakkını savunacak mekanizmalar çalışmadığı sürece, Türkiye uygarlık düzeyine
ulaşabilecek mi?''
Bu paragraflar Haytap Hayvan Hakları Federasyonu Web sayfasından alıntıdır. Başka söze gerek var mı?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



