29 Nisan 2011 Cuma

Kısa Kısa

Bu  hafta  başından  beri birbiriyle  ilintisiz  pek  çok  olay  ve  durum ''Adına Yaşamak Dediğimiz''  olguyu  şekillendirip yönlendiriyor.  Her  zamankinden  yoğun  gel-gitlerle zaman  zaman düşündürücü,  bazen  de olağanüstü  şaşırtıcı ve  ironik  olaylar  zinciri,   deneyimlerimi  önüme  koyup  değerlendirme  fırsatı  veriyor.
Öncelikle , Begonvilli Ev'in  hassas hanımefendisi  arkadaşımın  yaşadığı   ölüm  acısı  bana da  hissettirdi  kendini.  Öyle  özden dile  getirmiş  ki  acısını, o  derin  sızıyı aynen  hissettim. Kaybının  geri  gelmeyeceği gerçeğine  karşın  yanında  olup ''yalnız  değilsin''  demeyi  çok  istedim.
Öte  yandan  hayat  devam  ediyor. Klasik gitar  dinletilerini  sever  misiniz?

Akbank Sanat Mayıs ayında klasik gitarsevenlere güçlü bir gösteri sunmaya hazırlanıyor. 5 ve 31 Mayıs tarihleri arasında 6 konserle gitarın usta isimleriyle genç yeteneklerini sahnesinde ağırlayacak
Akbank Sanat Mayıs ayında klasik gitarsevenlere güçlü bir gösteri sunmaya hazırlanıyor. 5 ve 31 Mayıs tarihleri arasında 6 konserle gitarın usta isimleriyle genç yeteneklerini sahnesinde ağırlayacak Akbank Sanat Gitar Günleri`nin açılışı 5 Mayıs akşamı Lazhar Cherouana ile yapacak.
Eğer  bir  aksilik  çıkmazsa  bu yıl  mutlaka  hiç  olmazsa  bir iki  dinletiyi kaçırmamayı istiyorum.  Hem  özlediğim istanbul'u  görmek  için  bir  fırsat.
Yine  Sevgili   Arkadaşım Sarah'tan  bir  e-posta  aldım. Paskalya  nedeni  ile   rahmetli  eşinin  memleketi  olan  İtalya'da  şu an. Sarah'ın  eşi İtalyan  asıllıymış.  Eşinin  sağlığında  her  yıl  Paskalya  tatillerini  İtalya'nın  şirin  bir  köyünde  geçirirlermiş. Şimdi  bazen  gidemese de  çoğunlukla  Paskalya  tatillerini  eşinin  ailesi  ile  geçirmeyi seviyor.  Dönüşte  çok  güzel  anılarını  paylaşır  umarım..
Baharın en güzel  zamanına  ne  yaraşır?  Elbette sevmeler yaraşır. Hadi  o  zaman , Nazım  Usta'ya  kulak  verelim:
Seni Seviyorum
Çömeldim bakıyorum toprağa
otlara bakıyorum
böceklere bakıyorum
mavi mavi çiçek açmış onlara bakıyorum
sen bahar toprağı gibisin sevgilim
sana bakıyorum
Sırtüstü uzandım görüyorum gökyüzünü
ağacın dallarını görüyorum
uçan leylekleri görüyorum
göz açık rüya görüyorum
sen bahar mevsiminin gökyüzü gibisin
seni görüyorum
Gece kırda ateş yaktım ateşe dokunuyorum
suya dokunuyorum
kumaşa dokunuyorum
gümüşe dokunuyorum
sen yıldızlar altında yakılan ateş gibisin
sana dokunuyorum
İnsanların içindeyim seviyorum insanları
hareketi seviyorum
düşünceyi seviyorum
kavgamı seviyorum
sen bahar içinde bir insansın sevgilim
seni seviyorum
Nazım Hikmet Ran
Tüm  güzellikler  sizlerle  olsun.

1 yorum:

Bolat dedi ki...

Gelir mi böyle bir şair daha acaba?